15 Kasım 2013 Cuma

küçük saatler

bazen öyle iyi şarkılar oluyor ki, mesela dudaklardan içeri sızıyor, göğse doğru yavaşça ilerliyor, öyle bir tamlık hissi veriyor ki ötesi olmuyor, o an, şimdi oluyor yalnızca. melodinin arkasında öylesi bir duyarlık yatıyor ki, gerçekten çoğu yetenekten öte. sanki hissedilen neyse onun ritmini tutmayı biliyor. mesela bir kalbin atışıyla eş güdümlü gidiyor. içerisinde yer alan, melodiye dair en ufak dokunuş, sanki orada, olduğu yerde mükemmel geliyor kulağa.

yıl 1977. bir çiftliğin arka bahçesinde, çevreden gelen kuş ve su seslerine dokunmayarak bir kayıt yapıyor john martyn.  (bu şarkının içerisinde duyduklarımdan yalnızca bir kaçı: nick drake, friends of dean martinez ve the tape. )


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder