bazen öyle iyi şarkılar oluyor ki, mesela dudaklardan içeri sızıyor,
göğse doğru yavaşça ilerliyor, öyle bir tamlık hissi veriyor ki ötesi
olmuyor, o an, şimdi oluyor yalnızca. melodinin arkasında öylesi bir
duyarlık yatıyor ki, gerçekten çoğu yetenekten öte. sanki hissedilen
neyse onun ritmini tutmayı biliyor. mesela bir kalbin atışıyla eş
güdümlü gidiyor. içerisinde yer alan, melodiye dair en ufak dokunuş,
sanki orada, olduğu yerde mükemmel geliyor kulağa.
yıl
1977. bir çiftliğin arka bahçesinde, çevreden gelen kuş ve su seslerine
dokunmayarak bir kayıt yapıyor john martyn. (bu şarkının içerisinde
duyduklarımdan yalnızca bir kaçı: nick drake, friends of dean martinez
ve the tape. )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder