mesela "bitik adam"da bir yerde anlatıcı, arkadaşının önceden düşünülmeden söylenen sözlere tahammülü olmadığını söylüyordu.
önceden düşündüğün bir konuyla ilgili bir şeyler söylemek ve sonra konuştuğun kişinin de o mevzu hakkında etraflıca düşündüğünü keşfetmek ve sonra bunları çarpıştırmak, harmanlamak güzel. iki kişinin de mevzu ile ilgili kafa yormuşluğunun keşfedildiği an havada pırıltılar beliriyor sanki. öylesi bir umut.
insan bir diyalogda kendiyle ilgili farkındalığının olmadığı bir noktaya temas edildiğinde ve o konuşmaya devam ettiğinde hissettiği çıplaklık ve kendimi kandırıyorum duygusu ise, işte bunlara da paha biçilemez.
çok acayip bir mahlukatız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder